12.11.2018

Dikkat bu reklamda bu sette çocuk var

Reklamlar
Dikkat bu reklamda bu sette çocuk var

Çocuğunuzu sanayide çalıştırmak ister miydiniz? Ya da bir inşaatta? İstemezsiniz elbette. Peki reklam yıldızı ya da dizi oyuncusu olmasını ister miydiniz? İşte herşey bu soru ile başlıyor…

Bir ürünün veya hizmetin para karşılığında, genel yayın araçları ile tarif edilerek geniş halk kitlelerine duyurulmasına reklam deriz. Reklamın amacı, anlatılan ürün ya da hizmetin duyurulan kitleler üzerinde etki bırakması, satın alma eğiliminin değişmesini ve akıllarda uzun süreli o marka için yer edinmesini sağlamaktır.

Markalar ve reklamcılar ürün veya hizmetlerinin daha geniş kitlelerde daha iyi sonuçlar bırakması için çeşitli yöntemler denemektedir.

Bunlardan bir tanesi de tabi ki çocuklardır…

Çocuk deyince aklımıza masumiyet gelir. O yüzden içinde çocuk olan herşeyin masum olduğunu düşünürüz genelde… Onları bir reklam ya da dizide gördüğümüzde acılarına gözyaşı döküyor, şaşırtan şeyler söylediğinde aklına ve zekasına alkış tutuyoruz. Oysa seyrettiğimiz herşey çocuklar kadar masum olamayabiliyor.

Reklam ajansları çocukların insanlar üzerindeki bu etkisini bildiklerinden dolayı zaman zaman reklam senaryolarına çocukları da dahil etmektedir. Hatta özellikle çocuklar için kurulmuş cast ajansları bile bulunmaktadır.

Peki ajanslarda bu süreçler nasıl işliyor hiç düşündünüz mü?

İstenilen çocuk için yaş, saç rengi, cinsiyeti gibi fiziki özellikler ile duyurular yapılıyor. Zaten bunun için hevesli anne ve babalar çocuğunu en güzel kıyafetlerini giydirerek soluğu ajansın denemelerinde alıyor. Onlar gibi büyük hayaller ile oraya gelmiş onlarca anne, baba ve çocuk onları karşılıyor.  Bütün bireyler birbirlerine rakip gözüyle bakarken çocuklarını da diğer çocuklarla kıyaslıyor. Tek amaçları denemeleri başarıyla atlatmak ve onca çocuk arasından başarıyla ayrılabilmek.

Çocuk, neden orada olduğu amacını bilmediği halde sadece birkaç dakikalık bir video kaydı için saatlerce orada bekliyor. Bir süre sonra çocuk da alışıyor bu duruma. Bu kez O da anne ve babası gibi diğer çocuklara rakip gözüyle bakmaya başlıyor.

Peki kaybedince ne mi oluyor?

Çocuğun psikolojisi altüst olmasıyla birlikte küçük yaşta kaybetmek nedir onunla tanışıyor. Belki daha sonra yine başka bir ajansın denemesine gidiyor ve yine kaybediyor. Sonuç yine hüsran.

Ya kazanırsa?

Asıl olanlar ondan sonra başlıyor. Çocuk oynadığı reklamları görünce popülerlik ve beğenilme duygusunu yaşamaya başlıyor. Okul hayatı aksıyor ya da diğer arkadaşları tarafından O bizden biri değil duygusuyla dışlanabiliyor. Uzun vadede bu süreci iyi yönetemeyen aile ve çocuk bir anda büyük bir psikoloji sorunuyla karşı karşıya kalabiliyor.

Öncelikle hiçbir çocuk durup dururken ben dizilerde oynayacağım demez. Ya da reklam yıldızı olmak hangi çocuğun hayalidir? Mutlaka bir şekilde özendirilmesi gerekir. Bu da ya aile tarafından empoze edilir ya da çocuk televizyon bağımlısıdır ve sürekli gördüğü çocuk oyunculara imreniyor olabilir.

Ne yazık ki günümüzde anne ve babalar çocuklarının reklamlarda ya da dizi oyuncusu olmasını övünç kaynağı olarak görmektedir. “Benim oğlum” şu izlediğiniz reklamlarda ya da “kızım” şu dizide oynuyor dediğinde tüm hayali gerçeklemiş oluyor.

 Çocukla ilgili olmayan bir ürünün tanıtımını çocuğa yaptırmak, çocuğun bedenini istismara açık şekilde sunmak, çocuğu, gelişim dönemine uygun olmayan kıyafet, makyaj ile oynatmak psikolojisini doğrudan etkilemektedir.

Bütün dünyada çocuk işçiliği suç ve yasaktır ama konu reklamlara gelince durum değişiyor. Çok küçük yaştaki çocuklar kendi rızaları alınmadan reklamlarda oynatılıyor. Özellikle son zamanlarda bazı reklamlar “çocuk istismarına” yol açmaya başladı. Bu konuda ebeveynler olarak yapmamız gereken;markaya, Reklam Özdenetim Kurulu’na ve RTÜK’e şikayetlerimizi iletmek…

RTÜK 'ün reklamla ilgili yönetmeliğinin 10. maddesinde çocuklara yönelik reklamlar tanımlanarak şu şekilde düzenlenmiş:

"Onbeş yaş ve daha küçük yaştaki kişilere yönelik ve bu kişilerin tüketebileceği ürünleri ve hizmetleri kapsayan reklamlar çocuklara yönelik reklamlardır. Çocuklara yönelik ya da içinde çocukların kullanıldığı reklamlarda, onların fiziksel, duygusal, zihinsel, toplumsal gelişim özelliklerini olumsuz etkileyebilecek unsurlar bulundurulamaz”.

Dünyada ise; bazı ülkelerde reklamlar bu konuda içerik yönünden kısıtlanmaktadır. Örneğin; Kanada'nın Quebec eyaletinde onüç yaşından küçük çocuklara yönelik her türlü reklamın yayını yasaklanmıştır. Finlandiya'da ise çocuklar ancak sağlık ve eğitim içeren reklamlarda yer alabilmektedirler. “Şekerleme” reklamında çocuğa yer verilemez. Hollanda'da ise ancak ondört yaşından büyük çocuklar şekerleme reklamında yer alabilmektedir.

Türkiye'de çocuk oyunculuğu çalışmalarını düzenleyen doğrudan bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Ülke mevzuatımızda bulunan boşluk 23 Nisan 2015’te 29335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan madde 38’deki düzenleme ile kısmen giderilmeye çalışılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu madde 71’de yapılan değişiklikle çocukların reklam, dizi, sinema, tiyatro vb. kültür ve sanat aktivitelerinde yer almaları yasal zemine oturtulmuştur.

Reklam ve dizilerde oynayan ya da oynaması için çaba gösterilen çocuklarımızı öncelikle bu yıpratıcı süreçten uzak tutmak, mutlaka bu süreci yaşayacaklarsa da mümkünse bir uzman desteğinde sağlıklı yönetmek çocuklarımızın hem ruh sağlığı hem de fiziksel sağlığı için çok önemlidir.

Çocuk işçiliği sadece sokakların ya da sanayilerin sorunu değil; reklamda, dizide oynamak da çocuk için zararlı olabilmektedir.

Peki bu yanlıştan kimler mi sorumlu?

Çocuğun oynamasına izin veren aile, oynatan ajans, kendi reklamı olarak kabul eden marka, izleyip umursamayan hatta ne olduğuna bakmadan beğendiğini söyleyen, şikayet etmeyen herkes, RTÜK, Reklam Özdenetim Kurulu, çocuk haklarını denetlemekle yükümlü tüm resmi makamlar...

Sahi siz çocuğunuzu sanayide çalıştırmak ister miydiniz? Ya da bir inşaatta?

İstemezsiniz elbette.

Peki reklam yıldızı ya da dizi oyuncusu olmasını ister miydiniz?

 

**Bu yazı Özkan Gözütok tarafından Mavi Dergisi için hazırlanmıştır.